Yılda Beş Gün Kullanılan Oda: Evdeki Ölü Alanı Geri Kazanmak
Kapısı kapalı duran oda evin en pahalı alanıdır. Az kullanılan bir odayı gündelik hayata katmanın ve depoya dönüşmesini önlemenin yolları.
Berkay Sönmez 4 dk okuma
Çoğu evde bir oda vardır ki kapısı genellikle kapalıdır. İçi düzenlidir, yatağı yapılıdır, halısı temizdir; ama yılın büyük bölümünde kimse orada oturmaz. Ev metrekare üzerinden kiralanır ya da satın alınır, ısıtılır ve temizlenir. Buna rağmen bu odanın maliyeti hesaba katılmaz, çünkü ona "ne olur ne olmaz" gözüyle bakılır. Oysa evdeki en pahalı alan, en az kullanılan alandır.
Ölü Alan Nasıl Oluşur?
Ölü alan bir anda ortaya çıkmaz. Genellikle bir oda belirli bir amaç için ayrılır, sonra o amaç ortadan kalkar ama oda eski tanımıyla kalmaya devam eder. Çocuk büyür ve evden ayrılır, çalışma masası salona taşınır, kullanılmayan mobilyalar oraya konur. Bir süre sonra oda hiçbir işlevi olmayan ama düzenli tutulan bir depoya dönüşür. Odanın adı değişmediği için kimse yeni bir kullanım düşünmez.
Odanın Gerçek Kullanım Sıklığını Ölçmek
Karar vermeden önce basit bir gözlem yapmak gerekir. Odanın son bir yıl içinde kaç gün gerçekten kullanıldığı yazılır. Çoğu evde bu sayı beşi geçmez. Ardından odanın evin toplam alanına oranı hesaplanır. On beş metrekarelik bir oda, yüz metrekarelik bir evin yaklaşık yedide birine denk gelir. Yılda beş gün için evin yedide birini ayırmak, açıkça yazıldığında çok daha net bir tablo ortaya koyar.
Kullanımı İkiye Bölmek
Bu odayı tamamen kaldırmak zorunlu değildir. Daha uygulanabilir yol, odaya birincil bir gündelik işlev vermek ve nadir kullanımı ikincil hâle getirmektir. Oda çalışma odası, hobi odası, spor alanı ya da okuma köşesi olarak kurulabilir; gerektiğinde bir açılır kanepe ya da katlanır yatak geçici çözüm sağlar. Böylece alan yılın tamamında iş görür, nadir ihtiyaç ise birkaç dakikalık bir hazırlıkla karşılanır.
Gündelik Kullanım İçin Kurulum
Odanın gündelik hâle gelmesi için birkaç fiziksel koşul gerekir. Yeterli aydınlatma en başta gelir; tek bir tavan lambası çalışma ya da okuma için yetersiz kalır. İkincisi priz konumudur: masanın kurulacağı duvarda priz yoksa oda kısa sürede yeniden terk edilir. Üçüncüsü ise ısıtmadır. Radyatörü kapalı tutulan bir oda kışın kullanılmaz hâle gelir ve nem sorunları başlar. Bu üç koşul sağlanmadan yapılan düzenlemeler kalıcı olmaz.
Yatak Çözümünü Doğru Seçmek
Nadir ihtiyacı karşılayacak yatak seçimi odanın gündelik kullanımını doğrudan etkiler. Sürekli açık duran bir karyola alanın büyük bölümünü kilitler. Açılır kanepe, katlanır yatak ya da kaldırılabilir bir şilte ise odanın gündüz boş kalmasını sağlar. Seçim yapılırken açma kapama işleminin tek kişiyle kolayca yapılabilmesi önemlidir; zahmetli bir mekanizma kısa sürede kullanılmaz hâle gelir ve oda eski durumuna geri döner.
Depoya Dönüşmesini Engellemek
Az kullanılan odalar eşya biriktirmeye çok müsaittir. Bunu engellemenin en pratik yolu, odaya kapalı depolama alanı kazandırmaktır. Yatak altı çekmeceleri, kapaklı raflar ve tek bir gardırop, dağınıklığı görünmez kılmak yerine düzenli hâle getirir. Kutuların üst üste yığıldığı açık raflar ise odanın kullanılabilirliğini hızla bitirir. Kural basittir: odada bir yıldır elini sürmediğin bir kutu varsa, o kutu odanın işlevini yemektedir.
Kullanılmayan Alanın Görünmeyen Giderleri
- Isıtılan ama içinde oturulmayan hacmin enerji payı
- Havalandırılmadığı için oluşan nem ve küf riski
- Düzenli temizlik için harcanan zaman
- Kullanılmadığı hâlde yıpranan mobilya ve tekstil
- Evin gerçekten ihtiyaç duyulan işlevlerinin başka odalara sıkışması
Havalandırma ve Bakım
Kapısı sürekli kapalı tutulan odalarda hava dolaşımı azalır. Kışın dış duvarda yoğuşma, dolap arkalarında rutubet ve kumaş yüzeylerde küf kokusu ortaya çıkabilir. Bunu önlemek için oda kapısını gün içinde belirli aralıklarla açık bırakmak ve haftada birkaç kez kısa süreli havalandırma yapmak yeterlidir. Mobilyaları dış duvardan birkaç santimetre uzaklaştırmak da hava akışını kolaylaştırır ve nem birikimini azaltır.
Kararı Kolaylaştıran Sorular
Bir odanın geleceğine karar verirken birkaç soru yol gösterir. Bu oda kaldırılsa evde hangi ihtiyaç karşılıksız kalır? Şu anda evde yeri olmayan hangi faaliyet buraya taşınabilir? Odanın nadir kullanımı başka bir çözümle karşılanabilir mi? Bu soruların cevapları çoğu zaman odanın yeni tanımını kendiliğinden verir. Zorluk teknik değil, alışkanlıktan kaynaklanır; oda yıllardır aynı adla anıldığı için başka türlü düşünülmez.
Ev, içinde yaşayanların gerçek hayatına göre kurulduğunda daha büyük hissettirir. Yılda birkaç gün için ayrılan bir alan, geri kalan üç yüz altmış günü daraltıyorsa bu takas pahalıdır. Kullanılan alan yıpranır, dağılır, düzeltilir; ama işini yapar. Gösterilik duran bir oda ise hep hazır bekler ve hiç kimseye yaramaz. Evi rahatlatan değişiklik çoğu zaman yeni bir mobilya değil, mevcut bir odanın adını değiştirmektir.